4 Mayıs 2013 Cumartesi

Markaların sosyal medyadaki 8 hatası

4 Mayıs 2013 Cumartesi
Sosyal medyayı kullanan insanların gün geçtikçe artması markalar için hem kendilerini tanıtmak hem de promosyonlarını duyurmak amacıyla çok cazip bir ortam haline geldi.

Daha birkaç yıl öncesine kadar hayatımızda sadece televizyon, gazete, dergi, radyo gibi kitle iletişim araçları etkiliyken; şimdiyse sosyal medya kitle iletişimde birinci sırada yer alıyor. Sosyal medyanın gücünün farkına varan markalar bu mecrada etkili bir konumda yer almak için çalışıyor.

Sosyal medyada başarılı bir şekilde yer almak isteyen markaların sık yaptığı bazı hatalar var. Bu yazımda gözlemlerim doğrultusunda bu hatalara bunlara değinmek istiyorum.

 Strateji belirlememek

Markalar için her alanda strateji belirlemek ve bu doğrultuda ilerlemek çok önemli bir husus. Sosyal medya için ayrıca strateji belirlemeyen bir marka, sosyal medyada sadece var olmanın kendisi için yeterli olacağı kanaatinde. Hala çoğu markanın sosyal ağlar ile ilgili sağlıklı bir stratejisi yok. Bu çok büyük bir eksiklik.

Sosyal medyadan gerçek anlamda yarar sağlamayı hedefliyorsanız ilk yapmanız gereken bu konuda bir strateji belirlemek.  Ne paylaşacaksınız, ne sıklıkla paylaşacaksınız, olabilecek bir kriz için kriz yönetimi planınız olacak mı, hangi sosyal mecrada nasıl yer almalısınız, bu sosyal mecralarda ne elde etmeyi amaçlıyorsunuz, hesapları kim veya kimler ne şekilde yönetecekler? Bu sorulara yanıt verilmeden sosyal medya stratejisi oluşturulması imkansız.

Sosyal medyayı dinlemekten vazgeçmek

Bazı markalar büyük bir hevesle sosyal medya hesabı oluşturuyor. Bir süre güncelliyorlar ve hedef kitleleri ile sıkı bir iletişim içinde oluyorlar. Sonra ne oluyorsa bu açılan hesaplar güncelliğini yitiriyor. İçerik paylaşımı ve etkileşim azalıyor. Bu da markanın online itibarının sarsılmasına neden oluyor.

Takipçi satın almak

Bir anda sosyal medyada popüler bir konuma ulaşmak isteyen markaların sıkça yaptığı hatalardan biri. Dün açılan bir hesabı birkaç gün sonra bir bakmışsınız on binlerce kişi takip ediyor. Etkileşimsiz, sizin markanız hakkında en ufak bir fikri bile olmayan kişilerin para ile sosyal medya hesaplarına yönlendirilmesi çok sakıncalı. Bu konuda daha detaylı bilgi için "Takipçi satın alınarak başarılı olunmaz!" başlıklı yazımı okuyabilirsiniz.

Olumsuz yorumların silinmesi

Markaların internet üzerindeki alışveriş platformlarında kullanıcıların ve müşterilerin yorumlarına yer vermesi firmanın prestiji açısından gerçekten önemli bir durum. Ancak bazı markaların olumsuz yorumlara karşı alerjisi var. Olumsuz yorum gören markalar, bu yorumları hemen siliyor. Bu da markanın hedef kitle için inandırıcılığı açısından sıkıntı oluşturuyor. Hedef kitleden müşteriler bakıyor ki her yorum olumlu. Peki bu marka gerçekten mi kusursuz? Markalar ne olursa olsun olumsuz yorumları sayfalarından, hesaplarından kaldırmamalı.

Her sosyal medya hesabında aynı içerikleri kullanmak

Birçok markanın sosyal medya hesapları ile ilgilenecek vakti olmuyor. Bu yüzden de ürettikleri içerikleri, paylaşacakları mesajları her sosyal ağda aynı olacak şekilde hazırlıyorlar. Oysa her sosyal ağın huyu suyu farklı. Bunu iyi analiz etmek gerek.

Markalara önerim, pazarda gerçekten var olduklarını göstermek istiyorlarsa az platformda paylaşımcı ve etkileşimli bir şekilde yer almaları. En azından bir ya da iki farklı platformda yer alsınlar. 5-10 platformda robot gibi aynı şeyleri paylaşmaktanda 2 platformda iletişim kurmak çok daha önemli ve verimli olacak.

Sosyal medyada dili doğru kullanmamak

Markaların kurumsal sosyal medya hesaplarında dili doğru kullanması ve imla hataları yapmamaları gerekiyor. Bu mecralarda paylaşılan içeriklerin gözden geçirilmesi ve profesyonel kişilerce hazırlanması gerekiyor. Sosyal medyada paylaşılan içeriklerde büyük harf kullanılmamalı. İmla hatalarının yer aldığı, özensizce hazırlanmış bir kurumsal hesap, kullanıcılar tarafından alay konusu olabilir. Bu da online itibarın zedelenmesine neden olur. Bu yüzden yazım yanlışlarından ve öznel ifadelerden mümkün olduğunca kaçınmak gerekiyor.

Markalar sürekli kendinden bahsetmekten vazgeçmeli

İnsanlar ilişkilerde sürekli kendiden bahseden, dinlemeyi bilmeyenlerden nefret eder. Bu durum markalar için de geçerli. Sürekli olarak kendinden, ürün ve hizmetlerinden bahsetmesi bir süre sonra takipçilerinin sıkılmasına neden olacak. İncelediğim çoğu marka hesabında hep ürün, hizmet ve kampanyadan bahsediliyor. Şahsen markaların hesaplarını takip etmekten kaçınıyorum. Paylaşımlar son derece sığ ve sıkıcı. İnsanlar sosyal medyayı paylaşmak için kullanıyor ve konuşan kadar, dinleyen taraf olmasını da arzu ediyorlar.

Markanızdan bahsetmeyin demiyorum ancak bunu sınırlı tutmalısınız.

Geç dönüş yapılmamalı

Markaların sosyal medya üzerindeki kanalları da artık bir çeşit müşteri hizmetleri rolü oynadığını biliyoruz. Müşteriler şikayetlerini bu mecralardan belirtebiliyor. Ancak  müşterilerin sorularına geç yapılan dönüşler müşterinin başka bir yola başvurup markasından uzaklaşmasına yol açıyor. Bu yüzden müşteri tarafından bir ileti, paylaşım ya da şikayet geldiğinde buna mümkün olduğu kadar hızlı dönüş yapmak gerekiyor. Sosyal medyada hızlı geri dönüşler sadık bir sosyal medya takipçisi açısından da son derece önemli.

Bu konu ile ilgili eklemek istedikleriniz olursa yorumlarınızda belirtirseniz sevinirim.




paylaşmak güzeldir


1 yorum:

  1. Mail kutusunu sürekli indirim haberleriyle doldurmaları ve bu sistemden nasıl çıkabileceğimizi kolay bir linkle yazı altına iliştirmemeleri de çok can sıkıcı...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Medya İstasyonu - Blog Yazarlığı, İçerik Pazarlama, Tanıtım Yazısı, Blog açmak, Haber Sitesi Kurmak, Özgün İçerik Haber Sitesi kurmak ·