18 Şubat 2017 Cumartesi

Firma tanıtımı internette en etkili nasıl yapılır?

18 Şubat 2017 Cumartesi
Firma tanıtımı yapmak, daha fazla potansiyel müşteriye ulaşmak açısından büyük önem taşıyor. Firma, marka ve şirket sayısının hızla arttığı günümüz iş dünyasında birçok firma sahibi tanıtım ve reklam çalışmalarına yeterince önem vermiyor.

Firma-şirket tanıtımı için en etkili mecra internet. Bu yüzden firmaların internette görünür olmaları büyük önem taşıyor. Hala bir web sitesi olmayan ya da mevcut web sitesi biçim ve içerik bakımından çağın gerisinde kalmış firmalar bulunuyor.

Peki, firma tanıtımı en etkili nasıl yapılır? Nelere dikkat etmek gerekiyor?

Firmanızın mutlaka kurumsal bir web sitesi olmalı. Kurumsal web sitesi, internetteki yüzünüz olacağından dolayı profesyonel bir şekilde oluşturulmalı. Mobil uyumlu, kaliteli görseller içeren, gözü yormayan bir firma web sitesi teması seçmeye özen gösterin.

Hakkımızda, vizyon, misyon, ürün ve hizmetlerimiz, referanslar, blog, iletişim gibi alanlarda profesyonelce oluşturulmuş içerikler yer almalı. Bu konuda bir içerik editörü ile çalışmanızı öneriyorum.

Firmanıza ait sosyal medya hesaplarını mutlaka oluşturun. Facebook, Instagram, Twitter önemli. Ayrıca müşterileriniz daha yakın iletişim kurmak açısından WhatsApp'ı da kullanabilirsiniz.

Sosyal medya hesaplarınız üzerinden firma, ürün ve hizmetler, sektör hakkında bilgilerin yanı sıra hedef kitlenize faydalı olacak bilgileri de paylaşmalısınız. Burada dikkat etmeniz gereken en önemli şeyler paylaşımların çok sık olmaması ve reklamdan uzak olması. Bu konuda sosyal medya uzmanı ile de çalışabilirsiniz.

Kurumsal blog, firma web sitenizin internet üzerinde dikkat çekmesi, potansiyel müşterilerinizin markanız hakkında bir izlenim kazanması açısından önemli. Düzenli olarak güncellenen blog sayfası ile firma web sitenize organik ziyaretçi çekmeniz kolaylaşacak.

Kurumsal web sitenizin Google'da daha üst sıralarda yer alması açısından SEO çalışması büyük önem taşıyor. Doğal ve kaliteli bir şekilde gerçekleştirilecek SEO çalışması ile sitenizin daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz. Bu noktada kurumsal SEO alanında kaliteli hizmet veren, gerçekçi çözümler sunan SEO ajanslarını ya da SEO uzmanlarını tercih edin.

Firma tanıtım konusunda en etkili mecraların başında medya yer alıyor. Ürün, hizmetleriniz, sosyal projeleriniz ya da sektöre yönelik değerlendirmeniz ile medyada yer almak prestij katacağı gibi potansiyel müşterilerin sizi farketmesini de sağlayacak.

Bu noktada bir PR ajansı ile çalışabilir, basın bülteni dağıtımı hizmeti sunan servislerden destek alabilir ya da iletişim danışmanlığı hizmeti veren kişiler ile çalışabilirsiniz. Basın bülteni ve şirketler haberlerinizin medyada yer alması rekabetin hızla arttığı iş dünyasında çok önemli. Medya iletişimi konusunda ne kadar etkili çalışmalar yaparsanız markanız o kadar daha iyi bir konuma gelecektir.

Ürün ve hizmetlerinizin tanıtımında profesyonel blogger'lardan da destek alabilirsiniz. Düzenli olarak kaliteli içerik üreten, bir hedef kitlesi olan blogcular size faydalı olacaktır.

Firma tanıtım yazısı, firma tanıtım maili gibi profesyonel içerikler ile de hedeflediğiniz kitlenin dikkatini e-posta pazarlama yöntemini kullanarak çekebilirsiniz.

Firma tanıtımı, iletişim danışmanlığı, PR çalışması ve profesyonel içerik konusunda destek almak isterseniz bana medyaistasyonu@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz. Markanıza değer katacak çözümler ile online görünürlüğünüzü artırmaya yardımcı olabilirim.



Oku

12 Şubat 2017 Pazar

Gazetecilik bölümü okunur mu? Gazetecilik okumak isteyenlere öneriler

12 Şubat 2017 Pazar
Gazeteci olmak istiyorum, nasıl gazeteci olunur, gazetecilik bölümü okunur mu? gibi aramalar üniversite tercihleri öncesi gazetecilik bölümü hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlerin en çok ilgi duyduğu konuların  başında geliyor.

Her gazeteci iletişim fakültesi mezunu mu?

Gazeteci olmanız için gazetecilik bölümü olmanıza gerek yok. Evet, yanlış duymadınız. Türkiye'de gazetecilik yapan birçok kişinin iletişim fakültesi ya da gazetecilik bölümü mezunu olmadığı bilinen bir gerçek. Gazetecilik okul okumadan yapılacak işlerden biri. Bunun örneği çok. Gazetecilik yıllarca alaylı yapılan mesleklerden biri oldu. Birçok eski gazeteci bu işi usta çırak ilişkisi ile öğrendi. Bazıları eş-dost hatrına gazetelerde kendine iş buldu. Kimisi prestij için bu işe girdi. Hala da durum farklı değil.

İletişim fakültesi çok, mezun çok, kalite yok!

İletişim fakülteleri son yıllarda öne çıkmaya başladı. Türkiye'de 100'e yakın iletişim fakültesi var. Bunlardan her yıl binlerce gazetecilik okuyan öğrenci mezun oluyor. Peki, kaçı gazeteci olarak istihdam ediliyor? Türkiye'de gazetecilik ve gazetecilik eğitimi içler açısı durumda. Gazetecilik ile uzaktan yakından alakası olmayan kişiler gazetecilik yapıyor, haber sitesi kuruyor, dergi çıkarıyor, radyo ve TV kanalı kuruyor. Sonuç? Berbat bir medya yapısı. Magazine, tüketim kültürüne ve polemiklere odaklanılmış bir medya sistemi... İletişim fakültelerinde verilen eğitim de belli. Haber yazmayı bilmeyen, basın bülteni yazmayı bilmeyen, söyleşi yapmayı bilmeyen kişiler "gazeteci" olarak sektörde kendine yer bulmaya çalışıyor. Ders notlarını ezberle, sınavları geç, 1 ay zorunlu stajını tamamla. Gazeteci oldun tamamdır. Bu kadar kolay mı?

Gazetecilik, teoriden çok pratikle öğrenilecek bir meslek

Ben de iletişim fakültesi mezunuyum. Okulda öğrenmediğim birçok şeyi dışarıda ve kendi imkanlarımla öğrendim. Gazetecilik, habercilik, yazarlık biraz gönül işi. Seevmek lazım, öğrenmeye açık olmak lazım. Araştırmak, lazım. Gazetecilik bölümlerinde ders veren akademisyelerin çoğunun gazetecilik geçmişi yok. Teoriden öte değil verilenler... İletişim fakültelerinde anlatılan gazetecilik ile dışarıdaki arasında uçurum var. Bunu bizzat deneyimledim. Oysa gazetecilikte pratik, uygulama çok önemli.

Gazetecilik okuyan ya da mezunlarda ciddi eksiklikler var

Gazetecilik okuyanların çoğu "Haber yazmak, röportaj yapmak, blog yazmak, içerik editörlüğü, gazete çıkarmak, dergi yayıncılığı, haber sitesi kurmak, medya okuryazarlığı, içerik pazarlama, halkla ilişkiler, kurumsal iletişim, medya planlama, internet haberciliği, sosyal medya" gibi konularda ciddi anlamda eksik. Bu konularda şu ana kadar aldığım maillerin haddi hesabı yok. Öyle mailler geliyor ki 4 yılı gerçekten boşa geçirmişsin demekten alamıyorum kendimi... Mailde 2 cümleyi doğru dürüst yazamayan kişiler okuyor iletişim fakültelerinde...

Araştırmadan, bilgiye en kolay şekilde ulaşarak bu işler yürümez. Türkiye'de kaliteli medya için nitelikli gazetecilere, habercilere ihtiyaç var. Her şeyden önce Türkçe'yi doğru ve etkili kullanan kişilere ihtiyaç var. Gazetecilik, basite indirgenecek bir meslek olmasa da  maalesef Türkiye'deki durum gerçekten içler açısı.

Binlerce basılı gazete var. Birçoğu prestij, para kazanmak ve Basın İlan Kurumu'ndan resmi ilan almak amacıyla yayında. Gazetelerin bayi satışları yerlerde...  Okuyan ve sorgulayan bireylerin sayısı son derece az. Gazete satışları neden artsın ki? 80 milyonluk ülkede Haber siteleri de farklı değil... Ciddi bir medya çöplüğü var.

Gazetecilik okumak isteyenler iyi düşünsün

Gazetecilik bölümü okumak isteyenler bir kez daha düşünmeli. Onlarca iletişim fakültesi var. Her yol binlerce kişi mezun oluyor. İşsizlik, gazetecilikte en büyük problem. Yeni mezunların kendilerini geliştirmek ve sektörde kendilerine yer bulmak için ciddi bir çabası olduğunu da düşünmüyorum. Gazetecilik okuduğu halde işsiz, kendi işini yapmayan, normal bir fabrikada çalışan birçok tanıdığım var. İnsan biraz da kendi yolunu çizebilecek adımlar atmalı şu hayatta...

Okulda verilen eğitime bağlı kalmak büyük hata. Bol bol kitap okumalı, araştırılmalı. Gazetecilik ile bütünleşen konularda bilgi sahibi olunmalı. Halkla ilişkiler, dijital pazarlama, sosyal medya, internet haberciliği, SEO, iletişim danışmanlığı vb.

Sorularınız için: medyaistasyonu@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.
Oku

11 Şubat 2017 Cumartesi

Reklam alamamak web sitelerinin en büyük sorunu

11 Şubat 2017 Cumartesi
Reklam almak, web sitesi ya da blogundan gelir elde etmek isteyenler için en önemli konuların başında gelse de maalesef birçok web sitesi reklam alamamaktan şikayetçi.

Peki, web siteleri neden reklam alamıyor? Reklam alan web sitelerinin temel özellikleri neler? Web sitesi reklam verenin nasıl dikkatini çeker?

Sitelerin reklam alamamasında en önemli problem profesyonelce haraket etmemek. Birçok web sitesi biçim ve içerik bakımından amatör bir görünüme sahip.Çoğu web sitesi sahibi bu işi ek iş olarak yapıyor. Kurumsallık yok. Bundan dolayı sitelerin daha fazla büyümesi mümkün olmuyor. Son yıllarda açılan kaç web sitesi adam gibi para kazanıyor? Markaların internet reklamlarından pay alan siteler hep aynı. Kurumsallaşmaya odaklanın, büyük düşünün, profesyonel olun. Merdiven altı mantığı ile hareket etmeyin. Vizyon sahibi olmanızı tavsiye ediyorum.

Kopya içerikler de web sitelerinin reklam alamamasında en önemli sorun. Web sitenize reklam almak istiyorsanız her şeyden önce iyi bir içerik üreticisi olmanız ya da bir içerik ekibinizin olması gerekiyor. 100 kelime 1 TL'den makale yazdırarak bir yere varamazsınız. Reklam vereceklerin ya da sizinle işbirliği yapmak isteyenlerin dikkatini özgün ve sitenizin hedef kitlesine fayda sağlayan içerikler ile çekebilirsiniz. Web site ve bloglar için en önemli yatırım aracı içeriktir. İçeriğiniz değer sunuyorsa, okuyana faydalı oluyorsa doğru yoldasınız. İnternet kullanıcıları kendilerine nitelikli bilgi sunan sitelere çok daha fazla önem veriyor. Başarılı site ve blogları biçim ve içerik bakımından mutlaka inceleyin.

Web sitesi sayısı artıyor, internet reklam pastasından pay kapmada uzun soluklu ve profesyonelce düşünmek çok önemli. "Bir web sitesi açayım, sağdan soldan içerikle doldurayım, reklam alırım" diyerek hiçbir yere varamazsınız. Böyle düşünen birçok kişi var, bundan dolayı internet site çöplüğüne döndü. Site açarak para kazanmak gerçekten zor. "İmkansız" demiyorum, gerçekten zor. Reklam almak için aceleci davranmayın. Belli bir seviyeye gelmek için zamana ihtiyacınız olacak.

Yeni açılan, organik ziyaretçisi olmayan, Google'da kolay bulunabilecek bir konumda olmayan site ve blogların reklam almada şansı yok. Reklam veren vereceği reklamdan geri dönüş bekler. Siteniz buna cevap veremiyorsa SEO açısından alanında güçlü değilse reklam alamazsınız. SEO yatırımlarına ağırlık vermenizi öneriyorum. Doğal SEO çalışmaları konusunda adımlar atın.

İlgili hedef kitleden organik trafik almak çok önemli. Organik trafik alan sitelerin şansı daha fazla. Hedef kitle belirleyin. Hedef kitleniz yoksa sitenizin bir yere gelmesi ve gelir elde etmeniz imkansız. Genel içerikli web sitesi ve blog açmayı artık bir kenara bırakın. Bu size bir şey kazandırmaz. Niche alanlara yönelmenizi önemle tavsiye ediyorum.

Blog yazmak, içerik editörlüğü yapmak ve diğer alanlarda web sitesi açmak istiyorsanız Medya İstasyonu'ndaki diğer yazılarımı okumanızı tavsiye ediyorum.

Reklam almak istiyorum diyorsanız okuyun



Oku

15 Ocak 2017 Pazar

Bloglar, blog yazarlığı daha fazla konuşulmalı

15 Ocak 2017 Pazar
Blog yazarlığı, profesyonel olarak yapıldığı takdirde kişilere ciddi anlamda katkı sağlayan bir uğraş.

Blog yazarlığı ile kendinize kariyer anlamında bir yol çizebilirsiniz, para kazanabilirsiniz, ağınızı geliştirebilirsiniz, daha donanımlı bir hale gelebilirsiniz. Yazma deneyiminizi artırarak çok çeşitli içerikler de üretebilirsiniz.

Bunların yanı sıra dijital pazarlama, arama motoru optimizasyonu, sosyal medya pazarlama gibi konularda da bilgi sahibi olabilirsiniz. Bunların hepsi için zamana ve sabırlı olmaya ihtiyacınız var.

Bugün açacağınız bir blog yarın size bu yukarıda bahsettiklerimi kazandırmaz. Çabalarınız, kararlığınız bu noktada gerçekten çok önemli. Birkaç gün bir şeyler yazıp sıkılacaksanız blog yazmak size göre değil.

Medya İstasyonu'nu açtığımdan bu yana yüzlerce içerik ürettim. Her yazımı keyifle yazdım. Yazarken sıkılmadım, bunalmadım. Bu işe sabır gerektirdiğini bilerek başladım. Aradan geçen süreçte Medya İstasyonu içerikleri ile organik bir şekilde büyüdü. Yoluna hala ilk günkü heyecanla devam ediyor. Unutmayın, nasıl başlarsanız öyle gider. Para kazanmayı, popüler olmayı bir kenara koyun. Gerisi sizin çabanızla kendiliğinden gelecek.

Blogların geleceği bu çalıştayda konuşulmuş

Bu yazımda mail kutuma düşen ve blog yazarlarını yakından ilgilendiren bir basın bülteninden bahsetmek istiyorum. 29 Aralık'ta İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi'nde "Blog Çalıştayı" düzenlenmiş. Bu çalıştayın ilki 2015'te İstanbul Üniversitesi'nde yapılmış.

"İnterneti bloglar kurtaracak" teması ile düzenlenen çalıştayda blog yazarlığının vizyonuna değinilmiş. Çalıştayda 5 blog yazarı yer almış. Bu blog yazarlarının hangi kriterlere göre seçildiğini bilemiyorum.

5 blog yazarı ile düzenlenen bir etkinliğin binlerce blog yazarını nasıl temsil edeceği ise ayrı merak konusu. Organizasyon sınırlı ve yüzeysel. Bunu aşağıda okuyacağınız sonuç bildirgesinden de anlamanız mümkün.

Bu sonuç bildirgesinde şu sonuçlar yer alıyor:

Blog Yazarları Çalıştayı 2016 Sonuç Bildirisi

2000’li yılların başındaki blog ve blog yazarlığı tanımı bugün gelinen noktada hızla başka bir yöne evrilmekte; sadece dijital bir günlükten çok daha fazlasını da kapsayan bir gelişigüzel gazeteciliğe doğru hızla yol almaktadır.

Blog yazarları, köşe ve kitap yazarlığı gibi farklı alanlarda da içerik üretmeye başlamalıdır.

Basın toplantıları ve davetleri blog yazarlarına yönelik ayrıca şekillendirilmelidir.

Bloglar, takipçi veya ziyaretçi sayısı gibi sayısal verilere göre değerlendirilmemeli özgün ve kaliteli içeriğe dikkat edilmelidir.

İnternet kullanıcılarının yeni okuma alışkanlıkları göz önünde bulundurularak bloglar içeriklerini buna göre yeniden şekillendirmeli.

Google’ın ve SEO’nun kurallarına uyarak içerik üretilmeli.

Uzman olunan konularda ve yeterliliğe sahip alanlarda blog içerikleri üretilmeli.

Blog yazmaya başlarken ilk amaç ünlü olmak veya gelir elde etmek olmamalı.

Bloglarda sosyal medyanın sunduğu bütün imkanlar değerlendirilerek içerikler üretilmeli.

Bloglar amatör yapılarından sıyrılarak hızla profesyonelleşmeli ve bir gelir modeline sahip olmalı.

Özellikle genç nesilde blog kültürü ile blogun hem dijital arşiv hem de dijital bir miras olduğu bilinci yerleştirilmeli; gençler sosyal ağlarda değil kendi bloglarında içerik üretimine özendirilmeli.

Blog Yazarları Çalıştayı 2016’dan çıkan Türkiye’de Blog (turkiyede.blog) projesi, Türkiye’deki blog tarihinin derlenmesi, ortak blog kültürünün oluşturulması ve yeni bloglara yol gösteren bir yapıya sahip olması için desteklenmeli, geliştirilmeli.

Etkinlik hakkında sorularım

Madem böyle bir organizasyon düzenleniyor neden daha önceden bununla ilgili duyurular yapılmıyor?

Türkiye'de nitelikli içerik üreten birçok blog yazarı var. Bu isimler neden çalıştaya davet edilmedi ya da yoklar?

İnternette profesyonel blog yazarlığı ve içerik üreticileri ile ilgili ayrıntılı araştırma yapıldı mı?

Başka Bloglar incelendi mi?

Neden 5 blog yazarı?  Dönüşümlü olarak daha fazla blog yazarına yer verilemez miydi?

Blog yazarlarının sorunlarına, eksikliklerine değinildi mi?

Sonuç bildirgesi çok yavan. En azından detaylı bir e-kitap hazırlanabilirdi. Bunları ben ve benim gibi  içerik üreten blog yazarları yıllar öncesinden yazdı. 2017'de blog dünyasına yön verecek elle tutulur öneriler neden yok? Devir, içerik pazarlaması devri.

Blogculara yönelik bir çalıştay ile ilgili bültenlerin ya da davetlerin blog yazarlarına gönderilmesi gerekmez miydi?

Önümüzdeki yıllarda bu etkinliklerin daha profesyonel bir şekilde yapılmasını blog dünyası açısından en büyük temennim.

Blogculara yönelik bu tür etkinlikler hakkında siz neler düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyorum.








Oku

31 Aralık 2016 Cumartesi

Medya İstasyonu 2016 değerlendirmesi ve 2017 hedefleri

31 Aralık 2016 Cumartesi
Acısıyla tatlısıyla koca bir yılı daha geride bıraktık. Yeni yıla girmemize saaatler kala 2016'nın son blog yazısını bugün yazmak istedim.

Bu yazımda Medya İstasyonu açısından 2016 değerlendirmesi, 2017' hedeflerime değinmek istiyorum.

Medya İstasyonu 2016 değerlendirmesi

2016 yılı Medya İstasyonu açısından verimli bir yıl oldu. 2015'e göre blog trafiği  organik olarak %100 oranında arttı.

Hemen çıkma oranı %50 düştü. Sayfa görüntülenme, tekil kullanıcı sayısı geçen yıla göre %100 artış gösterdi. Bunda düzenli ve fayda sağlayıcı içerik üretmem büyük rol oynadı.

2016'da 2015'e göre daha az içerik ürettim. Bu yazı hariç bu yıl Medya İstasyonu'nda 114 yazı yazdım. 2015 yılında 140 yazı yazmıştım. Yazı sayısının az olması olumsuz bir etkiye yol açmadı.

2-3 yıl önce yazdığım yazıların bu yıl da her gün okunması, web siteleri için uzun ömürlü içerik üretiminin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Medya İstasyonu 2016'da geçen yıla oranla daha fazla iş hacmi oluşturdu. Blog üzerinden benden içerik, tanıtım yazısı yayınlatma, danışmanlık ve diğer konularda hizmet alanların sayısı daha çok arttı.

Okuyuculardan aldığım mail sayısı %50 artış gösterdi. Her gün birçok kişiden mail almaya başladım.

Sosyal medya takipçi sayısında gözle görülür bir artış olmadı.

Medya İstasyonu 2017 hedeflerim

2017'de Medya İstasyonu'nun içerik çeşitliliğini artırmayı hedefliyorum.

E-ticaret, haber sitesi, profesyonel blogculuk, sosyal medya konulu yazılar yine olacak.

Bunların yanı sıra dijital pazarlama, içerik pazarlaması ile ağırlıklı içeriklere daha fazla ağırlık vereceğim.

İletişim fakülteleri ve bölümler hakkında yazılara yöneleceğim.

PR, medya sektörüne yönelik görüşlerimi de paylaşacağım.

İnternetten ek gelir modelleri, internet tabanlı iş kurma, mobil uygulamalar gibi konularda daha fazla içerik üreteceğim.

Ziyaretçi sayısını 2016'ya göre %100 artırmak yine hedefler arasında.

Sosyal medya takipçi sayısını organik olarak artırmaya yöneleceğim.

Medya İstasyonu'nun gelirlerini %100 artırmayı düşünüyorum. Banner, sponsorlu içerik ve tanıtım yazısı taleplerini artırmak planlarım arasında.

Blog temasını bu yılda değiştirmeyi düşünmüyorum.

Daha fazla kişiye profesyonel danışmanlık ve blog-içerik yazarlığı eğitimi vermek istiyorum.

Yazı sayısı ile ilgili net bir rakam paylaşmayacağım. 2016'daki 114 yazıdan daha fazla olmasını hedefliyorum.

Daha uzun blog yazıları üreteceğim. Yine kendime has yazım ile karşınızda olacağım.

Bayan bloggerlara ve bayan web girişimcilere yönelik içerikler de 2017'de blogda yer alacak.

SEO konusunda alternatif içerikler sunacağım.

Fırsat buldukça içerik bakımından faydalı bulduğum web sitesi-blog tanıtımları yapacağım.

Bana gönderdiğiniz mailleri yine gün içinde cevaplamaya özen göstereceğim.

Şimdilik yazacaklarım bunlar.

2017 yılı notum; 

Hepinize sağlıklı, huzurlu, mutluluk ve başarı dolu güzel bir yıl diliyorum. Bunlar olduktan sonra para kazanmak da mümkün olabilecek. Umudunuzu yitirmeyin, blogunuza, girişiminize bu yıl da sahip çıkın. "Yapamıyorum, olmuyor" demeyin. Kararlılığınızı daima sürdürün. Karamsarlığa düştüğünüz an bana ulaşabilirsiniz. Birlikte bir çıkış yolu bulabiliriz. İdeallerinizden ne olursa olsun asla vazgeçmeyin. Sizi hedeflerinizden vazgeçirmeye çalışan kişiler ya da olaylar olsa da geri adım atmayın. Medya İstasyonu 4 yıla yakın bir süredir ayakta duruyorsa, ilk günkü heyecanla size değer katacak içeriklere ev sahipliği yapıyorsa benim hiçbir zaman umudumu kaybetmemiş olmamdandır.

"İnanırsanız, başarırırsınız." Mutlu yıllar diliyorum.










Oku

17 Aralık 2016 Cumartesi

PR ajansında çalışmak istiyorum diyenlere tavsiyeler

17 Aralık 2016 Cumartesi
PR ajansında çalışmak, halkla ilişkiler ve tanıtım bölümünde okuyanların ve bu alanda kariyer yapmak isteyenlerin en çok ilgilendiği konuların başında geliyor.

Türkiye'de halkla ilişkiler eğitimi veren onlarca iletişim fakültesi var. Buralardan her yıl binlerce kişi mezun oluyor. Peki, bu yeni mezunların hepsi halkla ilişkiler alanında mı istihdam ediliyor?

Tabiki hayır. Birçoğu alan dışı iş buluyor ya da arıyor. Gazetelerdeki ve kariyer sitelerindeki ilanlar Türkiye'de pr alanında eleman arayanların halkla ilişkilere bakışını net bir şekilde vurguluyor.

Aynı şey gazetecilik ve radyo TV sinema bölümleri okuyanlar için de geçerli. Türkiye'de iletişim fakültesi çok, mezun olan çok, nitelikli ve sektöre değer katacak yetişmiş insan gücü yok.

Bundan dolayı iletişim fakültesinde okumak istiyorum diyenlerin iki kez düşünmesi gerekiyor. Ben de iletişim fakültesi mezunuyum. Gazetecilik eğitimi aldım. 4 yılda fakülte okutulanların birçoğu gerçek hayatta maalesef bir işe yaramıyor.

PR ajansı sayısı artıyor, en fazla ajans İstanbul'da

Türkiye'de onlarca iletişim fakültesi ve binlerce halkla ilişkiler mezunu olduğu kadar birçok pr ajansı da bulunuyor. PR ajanslarının büyük çoğunluğu İstanbul'da yer alıyor.

Ofislerin çoğu Zincirlikuyu, Etiler, Mecidiyeköy, Bebek, Beşiktaş, Şişli, Kadıköy, Levent, Nişantaşı gibi merkezi lokasyonlarda yer alıyor. Çünkü markaların yönetim merkezlerinin de çoğu buralarda.

Bu ajansların büyük kısmı birkaç kişi ile iş yapıyor. Aralarında onlarca kişi istihdam eden, çok büyük markalara pr hizmeti sunanlar tabiki var. Bu ajanslar markalaşmış, köklemiş kuruluşlar.

Buna rağmen bir ofis, bir vergi kaydı, birkaç bilgisayar ve 1-2 kişi ile pr sektöründeki pastadan pay kapmaya çalışanlar da çok. Bu tür ajansların sayısı hızla artıyor. Yaptıkları temel iş aslında halkla ilişkiler değil, medya iletişimi diyelim.

Halkla ilişkiler geniş bir kavram. İçine etkinlik yönetimi, medya iletişimi, kurumsal iletişim, pazarlama iletişimi, sponsorluk, kurum içi iletişim vb. konular da giriyor. Son yıllarda ortaya çıkan pr ajanslarının %90'ı markaların medyada yer almasını sağlayacak türden bir hizmet sunuyor.

PR ajansları nasıl çalışıyor?

Peki, pr ajanslarının büyük çoğunluğu günümüzde ne yapıyor? Marka ile anlaşıyorlar. Markaların basın bültenlerini hazırlıyorlar. Basın bülteni dağıtımı ve medya veritabanı hizmeti sunan platformlar üzerinden bültenleri medya kuruluşlarına ve çalışanlara iletiyorlar.

Sonra bu bültenlerin nerelere gönderildiği, nerelerde haber olarak yer aldığı ile ilgili bir rapor hazırlayıp markaya iletiyorlar. Bülten başına, marka başına ya da aylık hizmet şeklinde fiyatlandırma yapıyorlar. Birçoğunda günlük iş akışı bundan ibaret. 

PR sektörü hakkında bilgi sahibi olun

Günümüz iş dünyasında beklentiler çok farklı. İletişim fakültelerinden mezun olanların çoğu donanımsız. Sektör ile alakalı bilgileri de pek olmuyor. Kendilerini geliştirmek için ciddi anlamda çaba harcamıyorlar. Öğrencilik döneminde sektör dinamikleri ve işlerin nasıl döndüğü hakkında bilgi sahibi olmak çok önemli.

Medya, öyle bir sektör ki dışarıdan çok elemanı kabul etmiyor. Çalışanların birçoğu iletişim fakültesi mezunu değil. Farklı okullardan mezun ya da alaylı kişiler. Yenilikçi, vizyon sahibi, farklı bakış açısı ile hareket edebilecek taze beyinlere hazırlıklı değiller.

Bir tanıdığınız yoksa, bağlantılarınız kuvvetli değilse maalesef medyada sektöründe iyi bir konuma gelmeniz zor. Bunu üzülerek söylüyorum ama gerçek bu. Bundan dolayı adımları sağlam atmakta fayda var.

PR ajansında çalışmak istiyorum diyorsanız;

Halkla ilişkiler ile alakalı temel bilgileri mutlaka bilin.

Öğrencilik döneminde bol bol sektör hakkında araştırmalar yapın. 

PR ajanslarının nasıl çalıştığı hakkında bilgiler edinin.

PR ajansı ile çalışmanın markalara katacağı değer hakkında net bilginiz olsun.

Halka ilişkiler ile ilgili tüm alanlarda hizmet sunan PR ajansında staj yapın. Staj için PR sektöründe önde gelen ajansları tercih edin.

Basın bülteni yazmayı mutlaka öğrenin. PR çalışanlarının %90'ı bülten yazmayı bilmiyor.

Haber değeri taşıyan basın bülteni ya da şirket haberi nasıl yazılır, bülten konusu nasıl seçilir mutlaka öğrenin.

İnternet haberciliği ile yakından ilgilenin ilgilenin. Haber sitelerini biçim ve içerik bakımından mutlaka inceleyin. Çünkü bültenlerinizin muhatabı haber siteleri olacak.

Yüzlerce haber sitesi olmasına rağmen basın bültenlerini haber olarak değerlendirenler sınırlı.

Dijital pazarlama, Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) sosyal medya pazarlama, içerik pazarlama gibi konular hakkında bilgi sahibi olun. Bu alanlara yönelik eğitimlere katılın, kitaplar okuyun, uzmanlar ile fikir alışverişinde bulunun.

Gazeteciler ve medya kuruluşları ile nasıl iletişim kuracağınızı öğrenin. Gazeteciler ısrarcı PR çalışanlarını sevmez.









Oku

16 Aralık 2016 Cuma

Blogumun trafiğini yüzde 100 nasıl artırdım?

16 Aralık 2016 Cuma
Blog yazarlığında istikrarlı bir şekilde kaliteli ve uzun ömürlü içerik üretmek daha fazla okuyucu kazanmak ve arama motorunda yükselmek açısından çok önemli. Blog yazarak bir noktaya gelmek için öncelikle çok sabırlı olmak gerekiyor.

Son yıllarda birçok blog açıldı ama maalesef çoğu daha ilk yılını dolduramadan kapandı. Bunda hemen para kazanma, popüler olma ve çok ziyaretçiye ulaşma gibi faktörler etkili oldu. Blog yazarlığında başarı için istikrar ve sabır gerçekten çok önemli.

Medya İstasyonu'nu açtığımdan bu yana blogumu hiçbir zaman boşlamadım. Nitelikli ve okuyuculara faydalı olabilecek türden içerikler üretmeye odaklandım. Şu ana kadar bu blogda 500'den fazla yazı yazdım. Hepsini uzun ömürlü, eskimeyen türden içerikler olarak hazırladım. Hala 3 sene önce yazdığım yazılardan ciddi oranda trafik alıyorum.

Blogculukta profesyonellik çok önemli. Genel blog diye bir kavram yoktur. Bloglar, her içeriğin yer aldığı bir mecra değil. Bloglar belli ilgi ve uzmanlık alanlarına yönelik üretilen yüksek kaliteli içerikler ile yükselen mecralar. Ben blog açayım, Adsense eklerim, önüme gelen içerikleri girerim, hit alırım diyorsanız blogculuk gerçekten size göre değil.

Türkiye'de profesyonel blogculuk neden gelişmiyor? Yüksek kalite nitelikli içerik üreten çok kişi yok. Kopyala-Yapıştır ile blogculuk olmaz. İyi bir blog yazarı kendi içeriklerini kendi üretir ve okuyuculara kendi üslübu ile sunar.

İşte Medya İstasyonu adlı bu blogda bunu yaptım. 3,5 yıldan fazla süre 500'den fazla yazı ürettim ve organik trafik almayı hedefledim. Bu blog için özel bir SEO çalışması yaptırmadım, yapmadım. İçerik SEO diye adlandırdığım yöntem ile yükseldi. Ziyaretçi trafiği her yıl %100 arttı. Hemen çıkma oranı önemli ölçüde düştü. Bu büyüme ay bazında ve yıl bazında gerçekleşti. Yani bir seferlik ya da tek bir yazı ile gelen bir durum değil. İstikrarlı bir büyümeden bahsediyorum.

Sadece ziyaretçi trafiği artmadı, gelen mail sayısı da arttı. Bu mailler arasında öylesine soranlar olduğu gibi benden profesyonel anlamda destek ve hizmet almak isteyenler de oldu. Neredeyse her gün mail alıyorum. Bun maillerin hepsini tek tek gün içinde cevaplıyorum.

Medya İstasyonu'nun trafiği her yıl %100 nasıl arttı?

Özgün içerik ürettim.

Tüm yazıları sıfırdan hazırladım.

Yazmadan önce konu ve anahtar kelime analizi yaptım.

Üzerine yazılmamış ya da çok az yazılmış konulara yönelik farklı bakış açıları geliştirdim.

Kopyala-yapıştır mantığı ile hareket etmedim.

Her bir içerik için saatlerce zaman harcadım.

Okuyucuların yorumlarını dikkate aldım.

Önerilere ve eleştirilere saygı duydum.

Gelen mailleri tek tek cevapladım.

Hedef kitleye ihtiyacı olan, merak ettiği konulara yönelik bilgiler sundum.

Yazılarımda hedef kitlenin dikkatini çekmek amacıyla sıkça kullanılan bold, italik ve link kullanmaktan uzak durdum.

Reklam yerleşiminde aşırıya kaçmadım. Site 2 adet reklam var. Onlar da sadece masaüstünden blogu ziyaret edenlere görünüyor.

İçerik üretmeyi boşlamadım.

Ruhsal anlamda kendimi iyi hissetmediğim zamanlarda yazı yazmadım.

Yazılarımı sakin zaman dilimlerinde hazırladım.

Motivasyonumu hep yüksek tuttum.

Her gün olmasa da haftada en az 1 kez içerik üretmeye özen gösterdim.

Sosyal medya önemli ancak çok aktif kullanmadım.

Google odaklı değil ziyaretçi odaklı içerik üretttim.

Yazılarımı 100 kelime, 200 kelime gibi kelime sayısına göre yazmadım.

İlgi çekici, arama motoru üzerinden kolayca bulunabilecek başlıklara yer verdim.

Ara başlık kullandım, imla kurallarına dikkat ettim.

İçerik kalitesi yüksek yayınları takip ettim.

Her konuda uzman olan sözde blogcuların yazılarını okumadım.

Blog ve diğer web girişimlerinde başarısız olup da başkalarının başarısını kıskanan, bir açığını bulmaya çalışanları dikkate almadım.

Genel bir dille yazmadım, kendime özgü ifade tarzıyla, karşılıklı sohbet ediyormuş gibi içerik yazdım. En önemlisi de bu zaten. Ansiklopedi türü cümlelere hiç gerek yok. Samimiyet her kapıyı açar.

SEO yapacağım diye kendimi kasmadım. Okuyuculara aradıkları bilgiyi kolay ve şeffaf bir şekilde verirseniz en kral SEO'yu yapmış olursunuz. Google kullanıcıya yönelik içerik üreten siteleri/blogları yükseltiyor.

Blogumun trafiğinin organik bir şekilde artmasını sağlayan faktörler bunlar.

Peki, siz blogculuğa başladığınızdan bu yana nasıl bir ivme yakaladınız? Ziyaretçi trafiğiniz ne durumda? Arttı mı yoksa azaldı mı? 2017'de ziyaretçi trafiğinizi artırmaya yönelik çalışmalarınız olacak mı?

Yorum olarak belirteniz hem ben hem de diğer blog yazarları ve blogculuğa meraklı kişiler bilgilenmiş olur.








Oku
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Medya İstasyonu - Blog Yazarlığı, İçerik Pazarlama, Tanıtım Yazısı, Blog açmak, Haber Sitesi Kurmak, Özgün İçerik Haber Sitesi kurmak ·