15 Ocak 2017 Pazar

Bloglar, blog yazarlığı daha fazla konuşulmalı

15 Ocak 2017 Pazar
Blog yazarlığı, profesyonel olarak yapıldığı takdirde kişilere ciddi anlamda katkı sağlayan bir uğraş.

Blog yazarlığı ile kendinize kariyer anlamında bir yol çizebilirsiniz, para kazanabilirsiniz, ağınızı geliştirebilirsiniz, daha donanımlı bir hale gelebilirsiniz. Yazma deneyiminizi artırarak çok çeşitli içerikler de üretebilirsiniz.

Bunların yanı sıra dijital pazarlama, arama motoru optimizasyonu, sosyal medya pazarlama gibi konularda da bilgi sahibi olabilirsiniz. Bunların hepsi için zamana ve sabırlı olmaya ihtiyacınız var.

Bugün açacağınız bir blog yarın size bu yukarıda bahsettiklerimi kazandırmaz. Çabalarınız, kararlığınız bu noktada gerçekten çok önemli. Birkaç gün bir şeyler yazıp sıkılacaksanız blog yazmak size göre değil.

Medya İstasyonu'nu açtığımdan bu yana yüzlerce içerik ürettim. Her yazımı keyifle yazdım. Yazarken sıkılmadım, bunalmadım. Bu işe sabır gerektirdiğini bilerek başladım. Aradan geçen süreçte Medya İstasyonu içerikleri ile organik bir şekilde büyüdü. Yoluna hala ilk günkü heyecanla devam ediyor. Unutmayın, nasıl başlarsanız öyle gider. Para kazanmayı, popüler olmayı bir kenara koyun. Gerisi sizin çabanızla kendiliğinden gelecek.

Blogların geleceği bu çalıştayda konuşulmuş

Bu yazımda mail kutuma düşen ve blog yazarlarını yakından ilgilendiren bir basın bülteninden bahsetmek istiyorum. 29 Aralık'ta İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi'nde "Blog Çalıştayı" düzenlenmiş. Bu çalıştayın ilki 2015'te İstanbul Üniversitesi'nde yapılmış.

"İnterneti bloglar kurtaracak" teması ile düzenlenen çalıştayda blog yazarlığının vizyonuna değinilmiş. Çalıştayda 5 blog yazarı yer almış. Bu blog yazarlarının hangi kriterlere göre seçildiğini bilemiyorum.

5 blog yazarı ile düzenlenen bir etkinliğin binlerce blog yazarını nasıl temsil edeceği ise ayrı merak konusu. Organizasyon sınırlı ve yüzeysel. Bunu aşağıda okuyacağınız sonuç bildirgesinden de anlamanız mümkün.

Bu sonuç bildirgesinde şu sonuçlar yer alıyor:

Blog Yazarları Çalıştayı 2016 Sonuç Bildirisi

2000’li yılların başındaki blog ve blog yazarlığı tanımı bugün gelinen noktada hızla başka bir yöne evrilmekte; sadece dijital bir günlükten çok daha fazlasını da kapsayan bir gelişigüzel gazeteciliğe doğru hızla yol almaktadır.

Blog yazarları, köşe ve kitap yazarlığı gibi farklı alanlarda da içerik üretmeye başlamalıdır.

Basın toplantıları ve davetleri blog yazarlarına yönelik ayrıca şekillendirilmelidir.

Bloglar, takipçi veya ziyaretçi sayısı gibi sayısal verilere göre değerlendirilmemeli özgün ve kaliteli içeriğe dikkat edilmelidir.

İnternet kullanıcılarının yeni okuma alışkanlıkları göz önünde bulundurularak bloglar içeriklerini buna göre yeniden şekillendirmeli.

Google’ın ve SEO’nun kurallarına uyarak içerik üretilmeli.

Uzman olunan konularda ve yeterliliğe sahip alanlarda blog içerikleri üretilmeli.

Blog yazmaya başlarken ilk amaç ünlü olmak veya gelir elde etmek olmamalı.

Bloglarda sosyal medyanın sunduğu bütün imkanlar değerlendirilerek içerikler üretilmeli.

Bloglar amatör yapılarından sıyrılarak hızla profesyonelleşmeli ve bir gelir modeline sahip olmalı.

Özellikle genç nesilde blog kültürü ile blogun hem dijital arşiv hem de dijital bir miras olduğu bilinci yerleştirilmeli; gençler sosyal ağlarda değil kendi bloglarında içerik üretimine özendirilmeli.

Blog Yazarları Çalıştayı 2016’dan çıkan Türkiye’de Blog (turkiyede.blog) projesi, Türkiye’deki blog tarihinin derlenmesi, ortak blog kültürünün oluşturulması ve yeni bloglara yol gösteren bir yapıya sahip olması için desteklenmeli, geliştirilmeli.

Etkinlik hakkında sorularım

Madem böyle bir organizasyon düzenleniyor neden daha önceden bununla ilgili duyurular yapılmıyor?

Türkiye'de nitelikli içerik üreten birçok blog yazarı var. Bu isimler neden çalıştaya davet edilmedi ya da yoklar?

İnternette profesyonel blog yazarlığı ve içerik üreticileri ile ilgili ayrıntılı araştırma yapıldı mı?

Başka Bloglar incelendi mi?

Neden 5 blog yazarı?  Dönüşümlü olarak daha fazla blog yazarına yer verilemez miydi?

Blog yazarlarının sorunlarına, eksikliklerine değinildi mi?

Sonuç bildirgesi çok yavan. En azından detaylı bir e-kitap hazırlanabilirdi. Bunları ben ve benim gibi  içerik üreten blog yazarları yıllar öncesinden yazdı. 2017'de blog dünyasına yön verecek elle tutulur öneriler neden yok? Devir, içerik pazarlaması devri.

Blogculara yönelik bir çalıştay ile ilgili bültenlerin ya da davetlerin blog yazarlarına gönderilmesi gerekmez miydi?

Önümüzdeki yıllarda bu etkinliklerin daha profesyonel bir şekilde yapılmasını blog dünyası açısından en büyük temennim.

Blogculara yönelik bu tür etkinlikler hakkında siz neler düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyorum.








Oku

31 Aralık 2016 Cumartesi

Medya İstasyonu 2016 değerlendirmesi ve 2017 hedefleri

31 Aralık 2016 Cumartesi
Acısıyla tatlısıyla koca bir yılı daha geride bıraktık. Yeni yıla girmemize saaatler kala 2016'nın son blog yazısını bugün yazmak istedim.

Bu yazımda Medya İstasyonu açısından 2016 değerlendirmesi, 2017' hedeflerime değinmek istiyorum.

Medya İstasyonu 2016 değerlendirmesi

2016 yılı Medya İstasyonu açısından verimli bir yıl oldu. 2015'e göre blog trafiği  organik olarak %100 oranında arttı.

Hemen çıkma oranı %50 düştü. Sayfa görüntülenme, tekil kullanıcı sayısı geçen yıla göre %100 artış gösterdi. Bunda düzenli ve fayda sağlayıcı içerik üretmem büyük rol oynadı.

2016'da 2015'e göre daha az içerik ürettim. Bu yazı hariç bu yıl Medya İstasyonu'nda 114 yazı yazdım. 2015 yılında 140 yazı yazmıştım. Yazı sayısının az olması olumsuz bir etkiye yol açmadı.

2-3 yıl önce yazdığım yazıların bu yıl da her gün okunması, web siteleri için uzun ömürlü içerik üretiminin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Medya İstasyonu 2016'da geçen yıla oranla daha fazla iş hacmi oluşturdu. Blog üzerinden benden içerik, tanıtım yazısı yayınlatma, danışmanlık ve diğer konularda hizmet alanların sayısı daha çok arttı.

Okuyuculardan aldığım mail sayısı %50 artış gösterdi. Her gün birçok kişiden mail almaya başladım.

Sosyal medya takipçi sayısında gözle görülür bir artış olmadı.

Medya İstasyonu 2017 hedeflerim

2017'de Medya İstasyonu'nun içerik çeşitliliğini artırmayı hedefliyorum.

E-ticaret, haber sitesi, profesyonel blogculuk, sosyal medya konulu yazılar yine olacak.

Bunların yanı sıra dijital pazarlama, içerik pazarlaması ile ağırlıklı içeriklere daha fazla ağırlık vereceğim.

İletişim fakülteleri ve bölümler hakkında yazılara yöneleceğim.

PR, medya sektörüne yönelik görüşlerimi de paylaşacağım.

İnternetten ek gelir modelleri, internet tabanlı iş kurma, mobil uygulamalar gibi konularda daha fazla içerik üreteceğim.

Ziyaretçi sayısını 2016'ya göre %100 artırmak yine hedefler arasında.

Sosyal medya takipçi sayısını organik olarak artırmaya yöneleceğim.

Medya İstasyonu'nun gelirlerini %100 artırmayı düşünüyorum. Banner, sponsorlu içerik ve tanıtım yazısı taleplerini artırmak planlarım arasında.

Blog temasını bu yılda değiştirmeyi düşünmüyorum.

Daha fazla kişiye profesyonel danışmanlık ve blog-içerik yazarlığı eğitimi vermek istiyorum.

Yazı sayısı ile ilgili net bir rakam paylaşmayacağım. 2016'daki 114 yazıdan daha fazla olmasını hedefliyorum.

Daha uzun blog yazıları üreteceğim. Yine kendime has yazım ile karşınızda olacağım.

Bayan bloggerlara ve bayan web girişimcilere yönelik içerikler de 2017'de blogda yer alacak.

SEO konusunda alternatif içerikler sunacağım.

Fırsat buldukça içerik bakımından faydalı bulduğum web sitesi-blog tanıtımları yapacağım.

Bana gönderdiğiniz mailleri yine gün içinde cevaplamaya özen göstereceğim.

Şimdilik yazacaklarım bunlar.

2017 yılı notum; 

Hepinize sağlıklı, huzurlu, mutluluk ve başarı dolu güzel bir yıl diliyorum. Bunlar olduktan sonra para kazanmak da mümkün olabilecek. Umudunuzu yitirmeyin, blogunuza, girişiminize bu yıl da sahip çıkın. "Yapamıyorum, olmuyor" demeyin. Kararlılığınızı daima sürdürün. Karamsarlığa düştüğünüz an bana ulaşabilirsiniz. Birlikte bir çıkış yolu bulabiliriz. İdeallerinizden ne olursa olsun asla vazgeçmeyin. Sizi hedeflerinizden vazgeçirmeye çalışan kişiler ya da olaylar olsa da geri adım atmayın. Medya İstasyonu 4 yıla yakın bir süredir ayakta duruyorsa, ilk günkü heyecanla size değer katacak içeriklere ev sahipliği yapıyorsa benim hiçbir zaman umudumu kaybetmemiş olmamdandır.

"İnanırsanız, başarırırsınız." Mutlu yıllar diliyorum.










Oku

17 Aralık 2016 Cumartesi

PR ajansında çalışmak istiyorum diyenlere tavsiyeler

17 Aralık 2016 Cumartesi
PR ajansında çalışmak, halkla ilişkiler ve tanıtım bölümünde okuyanların ve bu alanda kariyer yapmak isteyenlerin en çok ilgilendiği konuların başında geliyor.

Türkiye'de halkla ilişkiler eğitimi veren onlarca iletişim fakültesi var. Buralardan her yıl binlerce kişi mezun oluyor. Peki, bu yeni mezunların hepsi halkla ilişkiler alanında mı istihdam ediliyor?

Tabiki hayır. Birçoğu alan dışı iş buluyor ya da arıyor. Gazetelerdeki ve kariyer sitelerindeki ilanlar Türkiye'de pr alanında eleman arayanların halkla ilişkilere bakışını net bir şekilde vurguluyor.

Aynı şey gazetecilik ve radyo TV sinema bölümleri okuyanlar için de geçerli. Türkiye'de iletişim fakültesi çok, mezun olan çok, nitelikli ve sektöre değer katacak yetişmiş insan gücü yok.

Bundan dolayı iletişim fakültesinde okumak istiyorum diyenlerin iki kez düşünmesi gerekiyor. Ben de iletişim fakültesi mezunuyum. Gazetecilik eğitimi aldım. 4 yılda fakülte okutulanların birçoğu gerçek hayatta maalesef bir işe yaramıyor.

PR ajansı sayısı artıyor, en fazla ajans İstanbul'da

Türkiye'de onlarca iletişim fakültesi ve binlerce halkla ilişkiler mezunu olduğu kadar birçok pr ajansı da bulunuyor. PR ajanslarının büyük çoğunluğu İstanbul'da yer alıyor.

Ofislerin çoğu Zincirlikuyu, Etiler, Mecidiyeköy, Bebek, Beşiktaş, Şişli, Kadıköy, Levent, Nişantaşı gibi merkezi lokasyonlarda yer alıyor. Çünkü markaların yönetim merkezlerinin de çoğu buralarda.

Bu ajansların büyük kısmı birkaç kişi ile iş yapıyor. Aralarında onlarca kişi istihdam eden, çok büyük markalara pr hizmeti sunanlar tabiki var. Bu ajanslar markalaşmış, köklemiş kuruluşlar.

Buna rağmen bir ofis, bir vergi kaydı, birkaç bilgisayar ve 1-2 kişi ile pr sektöründeki pastadan pay kapmaya çalışanlar da çok. Bu tür ajansların sayısı hızla artıyor. Yaptıkları temel iş aslında halkla ilişkiler değil, medya iletişimi diyelim.

Halkla ilişkiler geniş bir kavram. İçine etkinlik yönetimi, medya iletişimi, kurumsal iletişim, pazarlama iletişimi, sponsorluk, kurum içi iletişim vb. konular da giriyor. Son yıllarda ortaya çıkan pr ajanslarının %90'ı markaların medyada yer almasını sağlayacak türden bir hizmet sunuyor.

PR ajansları nasıl çalışıyor?

Peki, pr ajanslarının büyük çoğunluğu günümüzde ne yapıyor? Marka ile anlaşıyorlar. Markaların basın bültenlerini hazırlıyorlar. Basın bülteni dağıtımı ve medya veritabanı hizmeti sunan platformlar üzerinden bültenleri medya kuruluşlarına ve çalışanlara iletiyorlar.

Sonra bu bültenlerin nerelere gönderildiği, nerelerde haber olarak yer aldığı ile ilgili bir rapor hazırlayıp markaya iletiyorlar. Bülten başına, marka başına ya da aylık hizmet şeklinde fiyatlandırma yapıyorlar. Birçoğunda günlük iş akışı bundan ibaret. 

PR sektörü hakkında bilgi sahibi olun

Günümüz iş dünyasında beklentiler çok farklı. İletişim fakültelerinden mezun olanların çoğu donanımsız. Sektör ile alakalı bilgileri de pek olmuyor. Kendilerini geliştirmek için ciddi anlamda çaba harcamıyorlar. Öğrencilik döneminde sektör dinamikleri ve işlerin nasıl döndüğü hakkında bilgi sahibi olmak çok önemli.

Medya, öyle bir sektör ki dışarıdan çok elemanı kabul etmiyor. Çalışanların birçoğu iletişim fakültesi mezunu değil. Farklı okullardan mezun ya da alaylı kişiler. Yenilikçi, vizyon sahibi, farklı bakış açısı ile hareket edebilecek taze beyinlere hazırlıklı değiller.

Bir tanıdığınız yoksa, bağlantılarınız kuvvetli değilse maalesef medyada sektöründe iyi bir konuma gelmeniz zor. Bunu üzülerek söylüyorum ama gerçek bu. Bundan dolayı adımları sağlam atmakta fayda var.

PR ajansında çalışmak istiyorum diyorsanız;

Halkla ilişkiler ile alakalı temel bilgileri mutlaka bilin.

Öğrencilik döneminde bol bol sektör hakkında araştırmalar yapın. 

PR ajanslarının nasıl çalıştığı hakkında bilgiler edinin.

PR ajansı ile çalışmanın markalara katacağı değer hakkında net bilginiz olsun.

Halka ilişkiler ile ilgili tüm alanlarda hizmet sunan PR ajansında staj yapın. Staj için PR sektöründe önde gelen ajansları tercih edin.

Basın bülteni yazmayı mutlaka öğrenin. PR çalışanlarının %90'ı bülten yazmayı bilmiyor.

Haber değeri taşıyan basın bülteni ya da şirket haberi nasıl yazılır, bülten konusu nasıl seçilir mutlaka öğrenin.

İnternet haberciliği ile yakından ilgilenin ilgilenin. Haber sitelerini biçim ve içerik bakımından mutlaka inceleyin. Çünkü bültenlerinizin muhatabı haber siteleri olacak.

Yüzlerce haber sitesi olmasına rağmen basın bültenlerini haber olarak değerlendirenler sınırlı.

Dijital pazarlama, Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) sosyal medya pazarlama, içerik pazarlama gibi konular hakkında bilgi sahibi olun. Bu alanlara yönelik eğitimlere katılın, kitaplar okuyun, uzmanlar ile fikir alışverişinde bulunun.

Gazeteciler ve medya kuruluşları ile nasıl iletişim kuracağınızı öğrenin. Gazeteciler ısrarcı PR çalışanlarını sevmez.









Oku

16 Aralık 2016 Cuma

Blogumun trafiğini yüzde 100 nasıl artırdım?

16 Aralık 2016 Cuma
Blog yazarlığında istikrarlı bir şekilde kaliteli ve uzun ömürlü içerik üretmek daha fazla okuyucu kazanmak ve arama motorunda yükselmek açısından çok önemli. Blog yazarak bir noktaya gelmek için öncelikle çok sabırlı olmak gerekiyor.

Son yıllarda birçok blog açıldı ama maalesef çoğu daha ilk yılını dolduramadan kapandı. Bunda hemen para kazanma, popüler olma ve çok ziyaretçiye ulaşma gibi faktörler etkili oldu. Blog yazarlığında başarı için istikrar ve sabır gerçekten çok önemli.

Medya İstasyonu'nu açtığımdan bu yana blogumu hiçbir zaman boşlamadım. Nitelikli ve okuyuculara faydalı olabilecek türden içerikler üretmeye odaklandım. Şu ana kadar bu blogda 500'den fazla yazı yazdım. Hepsini uzun ömürlü, eskimeyen türden içerikler olarak hazırladım. Hala 3 sene önce yazdığım yazılardan ciddi oranda trafik alıyorum.

Blogculukta profesyonellik çok önemli. Genel blog diye bir kavram yoktur. Bloglar, her içeriğin yer aldığı bir mecra değil. Bloglar belli ilgi ve uzmanlık alanlarına yönelik üretilen yüksek kaliteli içerikler ile yükselen mecralar. Ben blog açayım, Adsense eklerim, önüme gelen içerikleri girerim, hit alırım diyorsanız blogculuk gerçekten size göre değil.

Türkiye'de profesyonel blogculuk neden gelişmiyor? Yüksek kalite nitelikli içerik üreten çok kişi yok. Kopyala-Yapıştır ile blogculuk olmaz. İyi bir blog yazarı kendi içeriklerini kendi üretir ve okuyuculara kendi üslübu ile sunar.

İşte Medya İstasyonu adlı bu blogda bunu yaptım. 3,5 yıldan fazla süre 500'den fazla yazı ürettim ve organik trafik almayı hedefledim. Bu blog için özel bir SEO çalışması yaptırmadım, yapmadım. İçerik SEO diye adlandırdığım yöntem ile yükseldi. Ziyaretçi trafiği her yıl %100 arttı. Hemen çıkma oranı önemli ölçüde düştü. Bu büyüme ay bazında ve yıl bazında gerçekleşti. Yani bir seferlik ya da tek bir yazı ile gelen bir durum değil. İstikrarlı bir büyümeden bahsediyorum.

Sadece ziyaretçi trafiği artmadı, gelen mail sayısı da arttı. Bu mailler arasında öylesine soranlar olduğu gibi benden profesyonel anlamda destek ve hizmet almak isteyenler de oldu. Neredeyse her gün mail alıyorum. Bun maillerin hepsini tek tek gün içinde cevaplıyorum.

Medya İstasyonu'nun trafiği her yıl %100 nasıl arttı?

Özgün içerik ürettim.

Tüm yazıları sıfırdan hazırladım.

Yazmadan önce konu ve anahtar kelime analizi yaptım.

Üzerine yazılmamış ya da çok az yazılmış konulara yönelik farklı bakış açıları geliştirdim.

Kopyala-yapıştır mantığı ile hareket etmedim.

Her bir içerik için saatlerce zaman harcadım.

Okuyucuların yorumlarını dikkate aldım.

Önerilere ve eleştirilere saygı duydum.

Gelen mailleri tek tek cevapladım.

Hedef kitleye ihtiyacı olan, merak ettiği konulara yönelik bilgiler sundum.

Yazılarımda hedef kitlenin dikkatini çekmek amacıyla sıkça kullanılan bold, italik ve link kullanmaktan uzak durdum.

Reklam yerleşiminde aşırıya kaçmadım. Site 2 adet reklam var. Onlar da sadece masaüstünden blogu ziyaret edenlere görünüyor.

İçerik üretmeyi boşlamadım.

Ruhsal anlamda kendimi iyi hissetmediğim zamanlarda yazı yazmadım.

Yazılarımı sakin zaman dilimlerinde hazırladım.

Motivasyonumu hep yüksek tuttum.

Her gün olmasa da haftada en az 1 kez içerik üretmeye özen gösterdim.

Sosyal medya önemli ancak çok aktif kullanmadım.

Google odaklı değil ziyaretçi odaklı içerik üretttim.

Yazılarımı 100 kelime, 200 kelime gibi kelime sayısına göre yazmadım.

İlgi çekici, arama motoru üzerinden kolayca bulunabilecek başlıklara yer verdim.

Ara başlık kullandım, imla kurallarına dikkat ettim.

İçerik kalitesi yüksek yayınları takip ettim.

Her konuda uzman olan sözde blogcuların yazılarını okumadım.

Blog ve diğer web girişimlerinde başarısız olup da başkalarının başarısını kıskanan, bir açığını bulmaya çalışanları dikkate almadım.

Genel bir dille yazmadım, kendime özgü ifade tarzıyla, karşılıklı sohbet ediyormuş gibi içerik yazdım. En önemlisi de bu zaten. Ansiklopedi türü cümlelere hiç gerek yok. Samimiyet her kapıyı açar.

SEO yapacağım diye kendimi kasmadım. Okuyuculara aradıkları bilgiyi kolay ve şeffaf bir şekilde verirseniz en kral SEO'yu yapmış olursunuz. Google kullanıcıya yönelik içerik üreten siteleri/blogları yükseltiyor.

Blogumun trafiğinin organik bir şekilde artmasını sağlayan faktörler bunlar.

Peki, siz blogculuğa başladığınızdan bu yana nasıl bir ivme yakaladınız? Ziyaretçi trafiğiniz ne durumda? Arttı mı yoksa azaldı mı? 2017'de ziyaretçi trafiğinizi artırmaya yönelik çalışmalarınız olacak mı?

Yorum olarak belirteniz hem ben hem de diğer blog yazarları ve blogculuğa meraklı kişiler bilgilenmiş olur.








Oku

10 Aralık 2016 Cumartesi

Kaliteli içerikler web sitenize ve markanıza ne katar?

10 Aralık 2016 Cumartesi
Özgün ve kaliteli hazırlanmış içeriklere ihtiyaç her geçen gün artıyor. Son yıllarda web sitesi, web tabanlı girişimler, bloglar hızla artmaya başladı. Site sayısı artıyor artmasına ama nitelikli içerik üretimi yerinde sayıyor.

Web içerikleri konusunda "SEO uyumlu makale" yazan kişilerin sayısı son yıllarda inanılmaz ölçüde arttı. Yazarak para kazanmak ile ilgili bir şeyler okuyanlar bir anda içerik yazarlığına soyundu. Webmaster forumlarında makale alımı, makale siparişi gibi kategoriler artmaya başladı. Bu iş öyle sanıldığı kadar kolay olsaydı her içerik yazarı çoktan köşeyi dönerdi.

Peki, öyle mi? 100 kelime 1 TL'ye yazı yazanlar ve bunu kaliteli bir şekilde yaptığını iddia edenler ne kendilerini ne de yazı ihtiyacı olan kişileri boş yere kandırmasın. Kaliteli, yıllarca okunabilecek ve organik trafik getirecek yazı 1 TL'ye yazılmaz.

İçerik üretimi konusunda uzman biri 1 TL için bu işi zaten yapmaz. Günde binlerce kelime yazma garantisi veren kişilerin ürettiği içerikler ile bir yere varılmıyor. "İlk sayfa garantili makale hizmeti" veren bile var. İçerik üretiminde paradan önce kalite gelmeli. "Yazıyı yazayım, paramı alayım" mantığı ile bir yol alınmaz.

İçerik üretimi konusunda Türkiye'de durum zaten ortada. Birkaç içerik platformu hariç profesyonel anlamda içerik üretimi yapan kişi ya da kuruluş da yok denecek kadar az. Yüksek kalite içerik üretimi yapabilen kişilerin sayısı oldukça az. Çünkü birçok kişi neyi nasıl yazacağını bilmiyor.

SEO uyumlu makale diye ortaya bir şey atıldı. 100-200 kelimelik çöp yazılar ve içinde 3-5 link ve bold ya da italik yapılmış anahtar kelimeler ile iş yapılmaya çalışılıyor.  

Yıllardır kaliteli ve uzun ömürlü içerik üretimi konusunda profesyonel çözümler sunan biri olarak markaların, girişimcilerin ve web sitesi sahiplerinin mutlaka yüksek kaliteli içeriklere yatırım yapmaları gerektiğini vurguluyorum. İçerik üretimi ile ilgili çok yazı yazdım.

Yıllardır nitelikli içerik üretimi konusunda profesyonel ve yüksek kalite çözümler sunuyorum. Şu ana kadar binlerce içerik yazdım, yüzlerce farklı firma, ürün ve hizmet alakalı içerikler ürettim. Her zaman müşteri memnuniyetini üst düzeyde tuttum. Ürettiğim içerikler ile ilgili müşterilerinin revize taleplerini hiçbir zaman geri çevirmedim. "Binlerce yazı yazarım, sizi ilk sayfaya çıkarırım, web siteniz şu kadar trafik çeker" gibi garanti verici ifadeler kullanmadım. Keyifle, yazma aşkıyla nitelikli içerik üretildiği zaman gerisi zaten kendiliğinden geliyor. Okuduğunuz bu blog nasıl yükseldi? Ziyaretçi trafiğini geçen yıla göre %100-200 nasıl artırdı? Cevap basit: Planlı, istikrarlı ve çözüm odaklı nitelikli içerikler ile.

Nasıl SEO'da ilk sayfada sürekli yer almanın garantisi yoksa içerik ile de ilk sayfada yer almanın garantisi yoktur. İçerik ve SEO ayrılmaz bir bütündür. Her iki çalışmada da süreklilik esastır.

Bu blogdaki yazılarımla içerik yazarlığını profesyonel anlamda yapmayı düşünen kişilere dikkat etmeleri gerekenler konusunda sürekli önerilerde bulunuyorum. İçerik üretimi belli standartlarda yapıldığı takdirde ciddi kazançlar sağlayabilecek ve hiç ölmeyecek alanlardan biri.

Yüksek kalite içerikler neden önemli?

Kaliteli içerik barındıran web siteleri her zaman organik trafik alır.

Yazılan içerikler yıllarca trafik alabilir.

Markalar geleceğe yönelik yatırım geri dönüşü yüksek içeriklere sahip olur.

İçerik pazarlama yatırımları boşa gitmemiş olur.

Okucuyular keyifle okudukları içeriklerden öğrenmek istediği bilgileri kolayca alabilir.

Kaliteli içeriklerin yer aldığı siteler Google'ın gözünde de çok değerlidir.

İçerik üretimi konusunda profesyonel kişiler ile çalışan markaların gözü arkada kalmaz.

İçerik, geliştirilebilir bir şey olduğundan dolayı karşılıklı beyin fırtınası ile harika bir içerik üretim süreci olabilir.

İyi içerik, web sitelerinin çöp haline gelmesinin önüne geçer.

Kaliteli ve özgün içerik arama moturu optimizasyonunun temelini oluşturur.

Markalara, girişimcilere ve web sitesi sahiplerine önerilerim

İçerik ihtiyacınızı en ucuza yapan ile değil en kaliteli yapan kişiler ile çalışın.

Nicelikten çok niteliğe önem verin.

Bütçeniz 500 TL ise 100 kelimesi 1 TL'den 500 yazı almak yerine 50-60 yazı alın.

İşinizin, markanızın, ürün ve hizmetlerinizin daha iyi noktaya gelmesi için içerik olarak tüm gücüyle size destek olabilecek kişiler ile çalışın.

İçerik üretimi konusunda işbirliği yapacağınız kişi ile iyi ilişkiler kurun.

İçerik üretimini sürekli bir şekilde yapan kişiler ile çalışın. Bu işi hobi ya da ek gelir amaçlı yapan kişiler bir süre sonra size verimli olmayacaktır.

Not: Profesyonel içerik konusunda destek almak isterseniz bana medyaistasyonu@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz. Markanıza, ürün ve hizmetlerinize değer katacak içerikler konusunda uzun soluklu işbirliği geliştirebiliriz.







Oku

30 Kasım 2016 Çarşamba

Tanıtım yazısı yayınlayanlara ve yayınlatanlara öneriler

30 Kasım 2016 Çarşamba
Tanıtım yazısı, son yıllarda SEO işiyle uğraşanların en çok tercih ettiği araçların başında geliyor. Tanıtım yazısı yayınlayan siteler arasında 5 TL'ye de yayınlayan var 1000-2000 TL'ye de...

Bu fiyatlandırmada site içerik kalitesi, ziyaretçi sayısı, Alexa değeri, domain yaşı, Trustrank, Domain Authority, Page Authority, index sayısı, marka bilinirliği gibi değerler önemli rol oynuyor.

Tanıtım yazısı ile ilgili daha önce birçok yazı yazdım. Yine bazı önemli noktalara değinmek istiyorum. Tanıtım yazısı çalışması yapacak olanlar bunlara dikkat ederse uzun vadede kazançlı çıkacak.

Peki, verimli bir tanıtım yazısı çalışması için hangi kritelere önem vermek gerekiyor?

Tanıtım yazısı SEO çalışmalarının ana odak noktası olmamalı. SEO'yu destekleyici bir araç olarak değerlendirilmeli. Sadece tanıtım yazısı yayınlamak üzerine inşa edilen bir SEO çalışması ile başarıya ulaşmak çok zor.

İçeriği özgün olmayan, organik trafik almayan sitelerde tanıtım yazısı yayınlatılmamalı. Az da olsa organik ziyaretçisi olan siteler her zaman daha avantajlı.

Tanıtım yazısı yayınlayan sitelerden bazıları bu yazıları özel olarak oluşturduğu kategori altında yayınlıyor. Bu da tanıtım yazısı kategorisinde yayınlatılan yazıların Google tarafından değersiz olarak algılanmasına neden olabiliyor.

Tanıtım yazıları profesyonelce imla kurallarına uygun bir şekilde hazırlanmalı ve içeriğine uygun kategorilerde yayınlatılmalı. Tanıtım yazısını okuyan ziyaretçi bilgi sahibi olmalı, yeni bir şeyler öğrenebilmeli. Yazıyı "Bu direkt reklam, berbat yazılmış" diye okumaktan vazgeçmemeli.

SEO işi yapanların büyük çoğunluğu tanıtım yazısı alacağı siteleri detaylı incelemiyor. İçeriğe, güncelleme sıklığına, organik ziyaret alıp almadığına dikkat etmiyor. En ucuz fiyata kim yazı yayınlarsa onunla anlaşıyor. Bu da tanıtım yazısı çöplüğünü daha fazla büyütüyor.

Tanıtım yazısı yayınlatacak kişilerin aracılar ile değil de direkt site sahibi ile çalışması çok önemli. Sonra yazılar kaldırıldığında kimse şikayet etmesin. Kalıcı olmayan tanıtım yazısı fayda sağlamaz.

Tanıtım yazısı site sahibi tarafından hazırlanacaksa site içeriğine uygun olmalı. Yazı sitede sırıtmamalı. Maalesef önceden hazırlanmış çoğu yazı sırf birkaç lira fazla vermemek için yayınlatılmaya çalışılıyor.

Ucuza tanıtım yazısı yayınlayan sitelerin birçoğunda belli bir süre sonra linkler ve yazı kaldırılabiliyor. Bu da hem tanıtım yazısı yayınlayan hem de yayınlatanlar için hoş olmayan bir durum. Yazıları kaldırmayan, linkleri silmeyen kişiler ile çalışılmalı.

Medya İstasyonu'da tanıtım yazısı yayınlatın

Medya İstasyonu'na aldığım yazılarda yukarıda yazdığım tüm kritelere dikkat ediyorum. Kaliteli içeriğine ve içerik üreticisine değer veren kişiler ile çalışmayı tercih ediyorum. Sözde SEO uzmanı! bazı kişiler blogspot.com ya da wordpress.com, tumblr.com uzantılı siteleri önemsemiyor.

Medya İstasyonu'da blogspot.com uzantılı bir blog ama birçok siteden çok daha etkili ve ciddi oranda organik ziyaret alıyor. Bu blog üzerinden bana ulaşan kişilerin haddi hesabı yok. Blogculuk dünyasında Medya İstasyonu kendi alanındaki içeriklerle gerçekten iyi bir konumda olduğunu biraz araştırma yaptığınızda anlayabilirsiniz.

Tanıtım yazılarını kendim profesyonel bir şekilde hazırlıyorum. En kısa sürede linkini iletiyorum. Kesinlikle silmiyorum. Blogu tanıtım yazısı çöplüğüne çevirmemek  ve yazı yayınlatacak kişilere faydalı olması için seçici davranıyorum. 5-10 TL'ye yazı yazıp yayınlamıyorum. Her şeyin bir değeri var. Kalıcı, özenle hazırlanmış bir yazının çok daha fazlasını hak ettiğini unutmamak gerekiyor.

Tanıtım yazısı yayınlatmak istiyorsanız medyaistasyonu@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.




Oku

25 Kasım 2016 Cuma

Teknoloji sitesi açmak istiyorum diyenlere tavsiyeler

25 Kasım 2016 Cuma
Teknoloji siteleri, web sitesi açarak para kazanmak isteyenlerin en çok tercih ettiği site türleri arasında yer alıyor.

İnternetten para kazanmak isteyenler "Ne sitesi açsam tutar?" sorusunun cevabını arıyor. Bu soruya genellikle "Sağlık sitesi aç, kadın sitesi aç, teknoloji sitesi aç, haber sitesi aç, genel blog aç, yemek sitesi aç" gibi cevaplar veriliyor.

Yeni bir web sitesi açmak istiyorsanız ve tercihininiz teknoloji sitesinden yana kullanacaksanız dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var. Bu yazımda teknoloji sitesi açmak istiyorum diyenlere önerilerde bulunuyorum.

Teknoloji sitesi sayısı oldukça fazla. Bu sitelerin %90'ı çöp site niteliğinde. Teknoloji haberleri alanında en çok takip edilen yayınlar belli.

Technopat, Shiftdelete, Webtekno, Webrazzi, Teknoloji Oku, Chip Online, Tekno Kulis, Silikon Vadisi gibi siteler en çok takip edilen teknoloji siteleri arasında yer alıyor.

Bu sitelerin yanı sıra popüler haber sitelerinin ve gazetelerin internet sitelerinin teknoloji kategorilerinin de olduğunu hesaba katarsak bu alanda genel içerikli bir teknoloji sitesi açarak ayakta durmak çok zor görünüyor.

Teknoloji, geniş bir kavram. Bu yüzden sınırları iyi çizmek lazım. Akıllı telefonlar, mobil teknolojiler, bilgisayar donanımları ve çevre birimleri, mobil uygulamalar, giyilebilir teknolojiler, insansız hava araçları, tüketici elektroniği vb. alt alanlara yönelmek daha faydalı olacak.

Teknoloji sitesi, tek kişi ile yürüyecek bir site türü değil. Mutlaka teknoloji seven, takip eden, nitelikli içerikler üretebilecek bir ekip kurmak gerekiyor. Son yıllarda ürün inceleme, teknoloji konulu sohbetler içeren video prodüksiyonlar çok arttı. Buna ayak uyduramayan iş yapamaz. Video kurgu-montaj ekibi şart.

Teknoloji sitelerinin en büyük sorunlarından biri de gelir elde edememeleri. %99'u Adsense reklamı kullanıyor. Trafiği az olan sitelerin Adsense ile para kazanması çok zor.

Reklam alabilmek için farklılaşmak şart. Hem okuyucuların hem de markaların dikkatini çekecek bir içerik sunumu gerekiyor. Trafiği artırma noktasında SEO, sosyal medya, dijital pr, içerik pazarlama gibi araçlardan yararlanmak şart.

Akılda kalıcı bir domain çok önemli. Teknoloji ile alakalı o kadar saçma domain var ki... Son zamanlarda açılan sitelerin büyük çoğunluğu popüler siteleri taklitten öteye gidemiyor. Orijinal fikirler için orijinal domain ile başlamak şart. Kısa, kolay yazılan ve telaffuz edilen bir domain olmalı. Com ve Net uzantılı olması iyi olacak.

Yazılım olarak Wordpress tercih edilebilir. Çok güzel teknoloji temaları var. İyi optimize edilirse sorunsuz iş görebilir. Bütçe yüksekse özel yazılım kullanmak en iyisi.

Teknoloji sitesi açacak kişiler kopya içerikten uzak durmalı. Büyük bir sitede yer alan siteyi kopyalamak bir şey kazandırmaz. Burada habercilik deneyimi şart. Neyin haber olacağını kestirmek gerekiyor. Yüzlerce teknoloji sitesi arasından sıyrılmak için özgün bir şekilde içerik üretmek şart.

Teknoloji sitesi açarak para kazanmayı düşünüyorsanız kararınızı bir kez daha gözden geçirin. Marka bilinirliği ve ziyaretçi trafiği olmadan gelir elde etmek çok zor. İyi olduğunuz ve rekabetin daha az olduğunu sektörlere yönelebilirsiniz.
Oku
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Medya İstasyonu - Blog Yazarlığı, İçerik Pazarlama, Tanıtım Yazısı, Blog açmak, Haber Sitesi Kurmak, Özgün İçerik Haber Sitesi kurmak ·