14 Mart 2014 Cuma

Bloglar neden para kazanamıyor?

14 Mart 2014 Cuma
Blog sahibi olan, blog yazan birçok kişinin aklında para kazanma fikri illa ki vardır. Blog yazarak para kazanmak, her ne kadar kolay bir yolmuş gibi görünse de işin içine girince dengeler değişiyor.

İnternette araştırma yaptıysanız birçok sitede "blog yazarak ayda birkaç bin lira kazananın, günde 2-3 saatinizi ayırarak kazanın" gibi konu başlıklarını görmüşsünüzdür. Peki, bu iş gerçekten böyle basit mi? Bir blog açarak para kazanma serüveni başlıyor mu? Elbette hayır. Öyle kolay olsaydı blog açan herkesin durumu iyi olurdu.

Peki, bloglardan neden para kazanılamıyor?

Kopya içeriklere sahip

Bloglar, özgün ve fayda sağlayıcı içerikler ile anlam kazanan mecralar. Blog okuyucuları, okudukları yazının kendilerine fayda sağlamasını, sorunu çözmesini ya da çözüm yolları sunmasını arzular. Siz blogunuzu kopya içeriklerle doldurursanız bu okuyucuların gözünde hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Bloglar, portal siteler değildir.

Belli konular üzerine yoğunlaşmadıktan sonra para kazanmak hayaldir. Blog açmak, belli kelimeler üzerinden hit alarak para kazanmak hayali ile yanıp tutuşan birçok acemi insan var. Bu işler hiç kolay değil. Sağda solda yazılanlara itibar etmeyin. "Kelin ilacı olsa kendi başına sürer" atasözünü anımsayın. Şunu yaptım bu kadar kazandım, şu kelimeden hit aldım, bu alanda bir niş kelime buldum kazancımı katladım" gibi cümleler sizi heyecanlandırabilir ancak iş pratiğe geldiğinde apışıp kalırsınız.

Neden? Çünkü blog yazmak ile ilgili bir altyapınız yok. Yazmayı gerçek anlamda sevmiyorsunuz. İçerikleri cüzi fiyatlar ile başkalarından temin ederek yolunuza devam etmeyi düşünüyorsunuz. Bu düşünce ile sağlıklı ve uzun vadeli bir şeyler gerçekleştirmeniz zordur.

Cüzi ücretler ile satın aldığınız yazılar size hiçbir şey kazandırmaz. Güçlü içeriğiniz yoksa, fayda sağlayıcı bir şeyler sunamıyorsanız internet dünyasında tutunmanız çok zordur. Kopya içerikler ile yol alınmaz. İyi bir içerik üreticisi olarak kendinize bir yer edinmelisiniz.

Genel konular içeriyor

Genel blog kavramını çoğunuz duymuştur. Hit getirebilecek, Adsense reklamlarını tıklayabilecek bir kitleye hitap edecek konuların gelişigüzel bloglara doldurulması ile yürütülmeye çalışılan bir anlayış olarak tanımlasam da genel blog diye bir tabiri kullanmak istemiyorum. Bloglar, belli konular üzerine yazılan yazıların yer aldığı daha spesifik mecralardır. Tatil, gezi, müzik, hobi, teknoloji, çiçek bakımı, kişisel gelişim vb... Konu sınırlaması yapılarak hazırlanan bloglar daha kaliteli içerikler ile ciddi bir okuyucu kitlesine sahip olabilir. Okuyucunun gözünde kaliteli ve uzman gibi görünebilmek, blogun daha iyi noktaya gelmesi için önemlidir.

Tanıtım yazısı için açılmış

Blog açan çoğu kişi tanıtım yazısı yayınlayarak para kazanmak istediği için blogunun içeriği ile alakalı alakasız her konuda tanıtım yazısı alıyor. Bu da blogun çok kısa sürece 3-5 lira para kazanmak için çöpe dönmesine neden oluyor. Teknoloji konulu bir blogda bitkisel ürün satışı yapan bir sitenin reklamı ya da tanıtım yazısının yer alması okuyucuya yapılabilecek en büyük kötülüktür. Böyle siteler, reklam vermek isteyen firmaların ve kişilerin gözünde son derece önemsizdir. Büyük firmalar, reklamlarının daima nitelikli içeriğe sahip bloglarda yer almasını ister. Kaliteli içerik ile okuyucu kazanan bloglar, reklam veren kişilerin ve firmaların gözünde daha değerlidir.

Karmaşık temaya sahip, link çöplüğü olmuş

Bir blogun sade ve okuyucu tarafından kolaylıkla dolaşılabilecek bir temaya sahip olması son derece önemlidir. Renk ve yerleşim bakımından karmaşık olan bloglar, okuyucuları soğutur. Bloglarda kullanılan koyu arka plan renkleri, okunmaktan uzak yazı fontları ve rast gele yerleştirilen reklamlar okuyucuları çileden çıkaran öğelerdir.

Kaç okuyucu siyah bir arka plan eşliğinde bir yazıyı keyifle okuyabilir? Yazı okurken aniden açılan reklamlar ya da okuyucuları tıklamaya teşvik edici renkli linkler kaç kişi tarafından hoş karşılanır? Yazıların içinde bold ve linkli kelimeleri okuyucunun gözüne sokmayın. 200-300 kelimelik yazıda 10 tane bold kelime 5-6 tane link olmaz. Tıklamak isteyen zaten bir şekilde tıklar. Abartmaya gerek yok. Kendinizi okuyucu yerine koyun.

İçerik yayınlama takvimi yok

Büyük hevesle açılan ve ilk başlarda  her gün düzenli olarak bloglara belli zaman sonra daha seyrek periyotlarda blog yazısı eklemek hem okuyucu kaybına neden olur hem de o blogun reklam mecrası olarak değerlendirilme şansını engeller.

Bloglarda güncel ve eskimeyecek türden içerikler üretmek ve bunları belli periyotlarda okuyuculara sunmak oldukça önemlidir. Bloglar en az haftada 1 ya da 2 içerik ile beslenmelidir. Reklam vermek isteyenler güncel olmayan, yazarının kafası estikçe içerik girdiği bir bloga reklam verir mi? Kendinizden pay biçin.

Okuyucu ile iletişim zayıf

Bloglarda pek önemsemeyen konulardan biri de okur ile sağlıklı bir iletişim ve etkileşimin kurulmaması. Blog yazılarına gelen yorumların dikkate alınması ve gerektiği zaman cevaplanması okur memnuniyeti ve sadık okur edinmek açısından önem taşıyor.

Okuyucuyu önemseyen bloglar, reklam veren firmaların gözünde de bir adım önde. Reklam çalışmalarında blogları önemseyen firmalar, okur etkileşimine önem veren blogları tercih ediyor. Unutmayın, memnun edilen, mutlu bir okur birçok okuru da beraberinde getirebilir. Sadece blog içinde değil blog dışındaki alanlarda da (sosyal medya) okuru önemsemelisiniz.

Reklam veren firmalara ulaşma sorunu

Reklam veren firmalara ulaşma, onlara proje sunma konusunda birçok blog yazarı sorun yaşıyor. Reklam veren firmalar genelde reklam verecekleri mecralara direkt olarak çok fazla ulaşmaz. Ya reklam ajansları ile çalışırlar ya da medya planlama şirketleri ile.

Bloguna güvenenler bu şirketler ve ajanslar ile iletişim kurmayı deneyebilir. Burada kişisel ikna kabileyetiniz ve kararlılığınız da önemli bir rol oynayacak. Elinizin altında blogunuz ile ilgili bir sunum dosyası mutlaka olmalı.

"Reklam ve Sponsorluk" sayfasının olmaması

Blogunuza alacağınız reklamların, tanıtım yazılarının ücretlendirilmesinin yer aldığı bir sayfaya sahip olmamanız reklam vereceklerin aklında bir soru işareti oluşturabilir. Blogunuzda "Reklam ve Sponsorluk" adında bir sayfa oluşturur ve reklam fiyatlarınızı bu sayfa altında sunarsanız potansiyel müşterilerinizin net kararlar almasını sağlarsınız. Fiyat tarifenizi ilk başlarda düşük tutmanız ileride gelebilecek reklamlar açısından önemlidir.

Reklam verenler bir blogda hangi kriterleri önemser?

*Ziyaretçi sayısı/sayfa görüntülenmesi

*Alexa değeri

*Pagerank değeri

*Okur etkileşimi

*Güncellik

*İçerik kalitesi

*Uygun fiyatlı reklam alanları

*Fayda sağlama

* İşlevsel ve sade bir tema






















paylaşmak güzeldir


2 yorum:

  1. Bence bloggerlar bloglarında odaklanmaları gereken şeyi bilmedikleri için yeteri kadar kazanamıyorlar. Ben bir reklam veren olsam, bir blogdan bekleyeceğim ilk şey dönüşüm oranının yüksek olmasıdır. Yani vereceğim reklamın kaç kişiye ulaştığından çok kaç kişiyi etkilediği önemli benim için.

    YanıtlaSil
  2. Size katılıyorum. Reklam verenlerin çoğu da etkileşimden çok sayısal verilere takılmış durumda. 10 bin ziyaretçinin girdiğini bir siteye verilen reklamın yaratmadığı etkiyi 100-200 kişilik bir sadık okuru olan blog yaratabilir. Önemli olan reklamla ilgilenebilecek hedef kitlelere ulaşmak olmalı. Kaliteli içerik, etkileşimli ziyaretçiyi beraberinde getiriyor. Bloggerların önceliği güçlü ve faydalı içerik ile etkileşimli ve sadık okuyucu kitlesi oluşturmak olmalı.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Medya İstasyonu - Blog Yazarlığı, İçerik Pazarlama, Tanıtım Yazısı, Blog açmak, Haber Sitesi Kurmak, Özgün İçerik Haber Sitesi kurmak ·